Android Studio 4.0’da 2 yenilik: Motion Editor ve Build Analyzer

Android Studio da uygulama geliştirmek için kullanılan resmi IDE de yapılan güncellemeyle üzerinde özellikle durulan Motion Editor ve Build Analyzer kullanıcıların beğenisine sunuldu.

IDE’nin ne olduğunu bilmeyenler için kısaca bahsedelim. IDE(Integrated Development Environment) Türkçesi “Tümleşik Geliştirme Ortamı” olan bir yazılım türüdür.

Kullanıcılara yeni bir motion editör ve build analyzer sunmakta olan resmi IDE’nin son sürümü Android Studio 4.0 stable channel dan indirilebilir.

Motion editör; animasyon tasarımları için görsel bir tasarım editörüdür. Bu editör MotionLayout API’sini kullanmayı kolaylaştırarak uygulamalardaki widget ve animasyonları yönetmeyi sağlamaktadır. Bu işlemi XML dosyaları oluşturarak yapmakta ve böylece geliştiricileri bu yükten kurtarmaktadır. Ayrıca, geçişleri, keyframes(anahtar kareleri), kısıtlama kümelerini ve görünüm özelliklerini düzenleme imkanı da sunmaktadır. Büyük ve kompleks android tasarlama yeteneklerine sahip olan Constraint Layout’ı temel almaktadır.

Build Analyzer, düzgün yapılmayan konfigurasyon ayarları, devre dışı bırakılan optimizasyon gibi sorunlar üzerinde durmakta ve bunları gidermektedir. Build Analyzer Android Gradle 4.0.0 eklentisi ile desteklenmekte ve Java 8 dilini kullanmaktadır.

Android Studio 4.0 , Android Studio’nun developer web sitesinden indirilebilmektedir. Ayrıca şu özelliklerde bu sürümde bulunmaktadır;

– Kotlin script derleme dosyaları(DSL) artık desteklenmektedir. (* kts uzantılı dosyalar) Bu scriptler ile Project Structure diyalog kutusundan hızlıca düzenleme işlemleri yapılması sağlanmış.

– Geliştirilmiş Layout Inspector ile debug işlemi yapılırken güncellenen verilere erişim imkanı sağlanmış ve kaynak kullanımı gösterilmiş. Böylece debug arayüzü daha anlaşılır hale getirilmiş. Layout Validation(yerleşim doğrulama) özelliği ile farklı ekran boyutları arasında kullanıcı arayüzünü karşılaştırma imkanı sağlanmış.

– Android 4.0 da kullanılan CPU profiler, ana profilden farklı olarak farklı gruplar altında CPU kayıtları oluşturarak analiz işlemini kolaylaştırmış.

– RAW capture, YUV processing, Level 3 devices ve Logical camera support özellikleriyle Android Emülatörde genişletilmiş kamera desteği.

– C++ dilini kullanan geliştiriciler için clangd birincil dil olarak tanımlanmış. Navigasyon, tamamlama, kod inceleme, hata kodları ve uyarılar bu motor tarafından gösterilmekte. Üstelik bu güzel araç artık Android Studio ile birlikte gelmekte.

Daha detaylı bilgi için linki ziyaret edebilirsiniz.

Kripto Para Üretiminde Devrim

Teknoloji gün geçtikçe gelişiyor, her gün yeni bir teknoloji, ilginç bir buluş karşımıza çıkıyor. Son günlerde teknoloji devi Microsoft yeni bir çalışma açıkladı. Bu çalışmada kullanıcıların bir reklamı görüntülediklerinde veya belirli bir internet hizmeti kullandıklarında kripto para ile ödüllendirileceği bir yöntem anlatıldı.

 “Vücut Aktivite Verilerini Kullanan Kripto Para Sistemi” başlıklı araştırmada, insanların beyin aktivitelerini ve diğer kişisel biyometrik verilerini izleyerek kripto para birimi oluşturmanın mümkün olabileceği ve bunu yapmak için insan vücuduna çeşitli sensörlerin nasıl yerleştirileceği açıklandı.

Bilindiği üzere Bitcoin gibi dijital para birimlerini oluşturmak için karmaşık matematiksel problemleri çözmek gerekir ve bunun içinde büyük miktarda bilgisayar işlem gücü kullanılır. Microsoft yaptığı çalışmayla, bir görevle ilişkilendirilmiş insan vücudunun oluşturduğu sonuçların biyometrik sensörlerle izlenmesiyle dijital para üretilebileceğini ileri sürdü.  Örneğin, kullanıcı, bir reklam görüntüleme veya belirli internet hizmetlerini kullanma gibi bir görevi yerine getirdiğinde kullanıcıdan yayılan bir beyin dalgası veya vücut ısısı madencilik sürecinde kullanılabilir.

Geleneksel kripto para sistemleri için gerekli olan büyük hesaplamalar yerine, kullanıcının vücut aktivitesine dayalı olarak üretilen veriler bu işin anahtarı olabilir ve böylece kullanıcı çözmesi çok zor olan matematiksel problemi bilinçsiz olarak çözebilir. Söz konusu madencilik sisteminde kullanıcının vücuduna çeşitli sensörler ve bu sensörlerin veri göndereği bir cihazın bağlanması gerekmektedir. Yani matrix e adım adım yaklaşıyoruz. Kullanılacak olası sensörler arasında MRI tarayıcıları, ısı kameraları, nabız ölçer ve kızılötesi sensörler bulunmakta. Ayrıca sadece beyin dalgaları ve vücut ısısı değil, “kan akışı” ve “organ aktivitesi ve hareketi” gibi izlenebilecek diğer faaliyetler de yer almakta.

Kripto para madenciliği için kullanılabilecek 28 farklı görev bulunmakta.  Sosyal medya kullanımı, yapay zeka ile sohbet etme, bir web sitesini ziyaret etme vb. gibi kavramlar bunlardan bazıları.

Şunu da belirtelim sistemin hangi kripto para birimiyle çalışacağı şuan için belirsiz, muhtemelen Microsoft bunun için kendi dijital para birimini kullanacaktır.

Twitter Affetmeyecek!

Twitter, 5G’nin Korona virüs pandemisine sebep olduğu yönünde ortaya çıkan komplo teorilerini içeren zararlı tweetleri sileceğini açıkladı.  Sosyal huzursuzluğa, büyük paniğe sebep olacak ve kışkırtıcı ifadeler içeren tweetler silinecek.

Son günlerde, 5G baz istasyonlarının zararlı radyasyon yaydığı iddiaları ortaya çıkmış, bu iddialar sosyal medyada hızla yayılmış ve bazı bölgelerde baz istasyonlarına yönelik saldırılar gerçekleşmişti. Bunun üzerine Twitter, 5G teknolojisinin Covid-19 korana virüs üzerine etkisi ile ilgili doğrulanmamış iddialar ve yanlış bilgilerden dolayı bu olaya bakışını belirten bir tweet yayınladı. Söz konusu tweet şöyleydi: “İnsanları zararlı faaliyetlerde bulunmaya teşvik eden, kritik 5G altyapısının tahrip olmasına, hasar görmesine veya panik, sosyal huzursuzluk ve toplumda düzensizliğe yol açacak doğrulanmamış iddialar içeren tweetlere müsaade etmeyeceğiz.”

Bunun hemen ardından 2.230 tweet yanıltıcı ve potansiyel olarak zararlı içerik içerdiği için kaldırıldı. Ancak bir Twitter sözcüsü,  daha önce söyledikleri gibi ölümcül Covid-19 ve 5G ilişkisi ile ilgili her tweeti değil sadece potansiyel olarak zarar verebilecek ve eylem çağrısı yapan içeriklerin kaldırılmasına öncelik verdiklerini söyledi. Twitter’ın bu davranışı Güvenlik uzmanları tarafından övgü aldı. Ancak bu tür zararlı içeriklerin sansürlenmesi için kullanılan algoritmanın riskli olabileceği konusunda endişelerini de dile getirdiler; “Umarız insanların birbirleriyle olan iletişimi, saçma teorileri engellemek uğruna kesintiye uğramaz”.

Twitter geçen aylarda korona virüs ile ilgili yanlış bilgilendirmelerle mücadele etmek için birçok teknoloji platformuna güçlerini birleştirme çağrısında bulunmuştu. Bu çağrı üzerine Facebook, Google ve Twitter bir araya gelerek içeriklerini oluştururken yetkili devlet kurumlarının ve resmi sağlık kuruluşlarının açıklamalarını referans alacaklarını belirttiler. Her ne kadar sosyal platformlar baskılarını artırsa da ve bilim adamları yeni nesil mobil teknolojilerin sağlığa zararlı olduğuna dair tezleri çürütse de bazı Facebook gruplarında 5G ile ilgili birçok komplo teorisi yayılmaya devam ediyor ve binlerce kullanıcı bu içeriklerden etkileniyor.

5G Teknolojisi

Bu arada yeri gelmişken 5G teknolojisi nedir kısaca açıklayalım. 5G teknolojisi yüksek hızda veri aktarımı sağlayan, gecikme süresi kısa ve düşük maliyetli bir teknolojidir. Bu teknoloji ile veri aktarım hızının saniyede 20 gigabite ulaşması hedefleniyor.  Bu hızın sebebi 5G teknolojisinde kullanılacak sinyallerin daha önce mobil işletim sistemlerinde kullanılmayan bir frekans aralığında olmasındandır. Ayrıca 4G de gecikme süresi 30-50 milisaniye iken 5G de bu sürenin 1 milisaniyeye düşürülmesi hedefleniyor.

Meet Video Uygulamasına Gmail Entegrasyonu

Yüzyılın salgını olan korona virüs, insanları evlerine hapsedince video uygulamalarına olan talep adeta patlama yaşadı. Google G Suite’in bir parçası olan Meet Video uygulaması (Hangouts’un yenilenmiş versiyonu ) şubat 2019 da 5 milyon olan ücretli müşteri sayısını 6 milyona çıkardı. Ayrıca Google CEO’su Sundar Pichai, son günlerdeki video uygulamalarına olan aşırı talepten dolayı bu ayın başlarında, % 60 bir büyümeyle 2 milyon yeni Meet kullanıcısının eklendiğini duyurdu.

Böylesi bir yoğun talepten dolayı Google, Meet video uygulamasını doğrudan Gmail’den erişilebilir hale getirdi ve kullanıcıların uygulamalar arasında geçiş yapmadan toplantılara katılmalarına izin verdi.  Google bunu yaparak, kullanıcıların video uygulamasına Gmail’den erişmesini sağlayarak video toplantıları başlatmayı daha hızlı ve kolay hale getirmeyi umuyor. Şirket, geçen hafta bir blog gönderisinde, “Hedefimiz, günün akışını takip etmenize, e-posta ve video toplantıları arasında (hangi iletişim türüne ihtiyacınız olursa olsun) sorunsuz bir şekilde geçiş yapmanıza yardımcı olmaktır.” diye belirtti.

COVID-19 krizinin ardından video uygulamalarına olan talebin artması yazılım firmaları arasındaki rekabeti de artırdı. Google Başkan Yardımcısı Javier Soltero, geçen hafta Reuters ile yaptığı röportajda bu ayın ilerleyen günlerinde güvenli kimlik bilgisi özelliğinin yanı sıra Meet’in aynı anda 16 çağrıya kadar katılımcı görüntüleyebileceğini söyledi.

Meet uygulamasının Gmail’e entegrasyonu kullanıcılarını da oldukça sevindirdi, bu hizmetle G Suite’te iş akışlarını daha iyi yapacaklarını ve akıcı bir deneyim yaşayacaklarını belirttiler.

Google Meet bu atakla en güçlü rakibi Microsoft’un Team uygulaması ile olan aradaki farkı kapatabilir. Ayrıca bu alandaki diğer uygulamalar Slack ve Zoom karşısında da konumunu güçlendirmiş oldu.

Son olarak, Gmail ile Meet’a erişim şu an yalnızca web tarayıcılarında mümkün, ancak mobil uygulama da çok yakında çıkacak.